eylem gerektirir...

yaralarına dokunabilmek isterdim, dokunup iyileştirebilmek.. bütün ıstıraplarından kurtarabilmek seni. belki de yanımdayken uzaklara dalıp giden gözlerini bu şekilde üzerime çekebilirdim, bilemiyorum. senin efkarlanmana sebep olan ne kadar etken varsa hepsine talibim. seni mutlu edebilmek için böyle bir yol izliyorum ve seni mutlu edebilmek adına mümkün olan bütün yolları deneyeceğim. buna yerle bir olmak da dahil, buna terk edilmek ve bir park köşesinde kusmaktan geberene kadar içmek de dahil. büyük bir ihtimalle şuan ne demek istediğimi anlamıyorsun. problem değil. bazı şeyler, karşıdaki kişi bunu anlasın, buna karşılık versin ya da üzerine alınsın diye yapılmaz. bazı şeylerin sorgulanmadan yapılması gerekir. seni sevmek de böyle birşey. bu konuyla ilgili yöneltilen soruları kabaca reddediyorum. cevabını bilmediğim soruların sorulmasından nefret ederim ben, sen bunu bilmiyorsun. seninle, sadece bu bilgiyi biliyor olma yakınlığına sahip olabilmek için bile o sorulara mağruz kalmayı göze alırdım aslında. bilemiyorum, senin için göze aldıklarımı bilsen değişir miydi acaba düşüncelerin?
buna gerek varmıydı ki zaten, bir insanın yaptığı fedakarlıkları söylemesi ne kadar doğruysa, biri için göze aldığı şeyleri belirtmesi de o kadar doğruydu.
birine, onu seviyor olduğunu söylemek saçma geliyordu bana. eğer ortada bir sevgi varsa bunu göstermeliydi insan.. bakışlarıyla göstermeliydi mesela, gülüşüyle göstermeliydi, biraz daha ileri gidecek olursak sarılarak göstermeliydi..
ben, bunca yıldır böyle saçma şeyler yazan biri olarak, kelimelerin henüz birşeyi değiştirdiğine hiç şahit olmadım..
sevgi eylem gerektirir, bunu öğreneli uzun zaman oldu.
senin için, elimde döner bıçağıyla allahu ekber diyerek beyazsaraya gireyim istersen..
fenerbahçe forması giyip ultraslan tribününe gideyim?
filistin bayrağı açayım israil'in en işlek caddesinde?
iranda şortla dolaşayım bir cuma vakti?
babamın karşısına geçip, sigara içmediğim halde, bir uzun marlboro yakayım?
ne diyorsun.
nasıl bir son seçmemi isterdin sana kavuşmak için?
yani, şimdi ben böyle diyorum ama.. estağfurullah, beni sevmeni beklemiyorum tabi ki..
ama yine de.. insanız işte, ümit etmeden yaşanmıyor.
bunları neden yazdığımı inan ki bende hiç bilmiyorum...
bazen, bazı şeyleri bilmek gerekmez, sorgusuz sualsiz yapmak gerekir..
işte seni sevmek de bunlara dahil...

Bu blogdaki popüler yayınlar

çitlembik ağacı

beklenti..

bir balkon