kim?


Sadness In The Rain - Sadness In The Rain


En çok ben üzdüysem de en çok ben inandım sana. Sevdim demiyorum bak, tamam sevmiş de olabilirim ama şuan için konumuz bu değil. İnanmaktan bahsediyorum. Kim kime bu kadar kısa sürede inanır? Kim bütün geçmişini hiç düşünmeden geride bırakıp yakın bildiği, aslında uzak olan kollara bırakır? Ben bunu yaptım, ben sana inandım. Üzülmene tabii ki gönlüm razı değil ama bazı şeyleri de yaşayarak öğrenmeni istemedim. Bunlar açıklaması yapılamayacak, daha doğrusu mantıklı bir açıklaması olmayan şeyler. Çok sevmekten belki, belki çok inanmaktan, belki çok korkmaktan, belki de hepsi.. Neyse.. Yaşayarak öğrenince de adına tecrübe diyorlar zaten. Olan olduktan sonra çok da lazımmış gibi, bir daha aynı hata sanki asla tekrar etmeyecekmiş gibi. Bunlar avuntudan başka bir şey değil. Her konu hakkında tecrübeli biri olmak yerine hiçbir şey bilmeyen kör bir cahil olmak gerekiyordu belki de. Belki o zaman katlanabilirdim bunca şeye, belki o zaman tahammül edecek gücü bulabilirdim kendimde, belki o zaman bu kadar endişe etmezdim senin için, belki o zaman böyle çok üzülmene sebep olmazdım. İnanmak yerine sadece severdim, her şeyin bir gün son bulacağından habersiz bütün saf aşıklar gibi..

Bu blogdaki popüler yayınlar

çitlembik ağacı

beklenti..

bir balkon