çünkü güzelim..

mavi yengeçler tutunuyor iskelenin ayaklarına
çocuklar yosunları kumsala taşıyor
güneş hala tepede, bir şeylere inat yapıyormuş kadar tepede
temmuz ayındayız güzelim
insan bu aylarda kederlenmemeli
insan bu aylarda kederlendi mi gitmeli
ağaçlara, dağlara, çocuklara, kuşlara
insan bu aylarda kederlendi mi gülmeli
gözleri dolu dolu gülmeli
bi çiçek büyütmeli saksıda
bi çiçek daha büyütmeli
yüreğinde
yok dememeli, var etmeli güzelim
insan bu aylarda gitmeli
birini, bir şehri terk eder gibi değil
dalından koparılmış bir çiçek gibi
insan bu aylarda özleyeceği bir şeyler edinmeli kendine
bir ele dokununca heyecan duymalı
bir ele dokunmayı hayal ederken de heyecan duymalı
insan bu aylarda sevdi mi söylemeli güzelim
sonunu düşünmemeli
ki sonunu düşünmek, üzerine doğru gelen güzelliklere sırtını dönmek demektir
geri dönmek, yalnızca yolun sonu eve varacaksa güzel
insan bu aylarda yorulmadan eve dönmemeli
sevmeli güzelim, sevmeli
filmler sevmeli, masallar, rakı sofraları, dost muhabbetleri
insan yaşadığının farkına nasıl varacak başka türlü

senin de bazen göğü kucaklamak geçmiyor mu içinden?

kağıda kaleme düşmeli insan bu aylarda
yalnız bu aylarda değil
insan her ayda kağıda kaleme düşmeli
bu ay tepedeyse sen ona aşağıdan baktığın için
güneşe dokunuyorsun bir düşün
dalgalar vuruyor parmak uçlarına
gökkuşağından aşağı sarkıtıyorsun kendini
sarılıyorsun rengarenk bir kelebeğe
kedilerle konuşuyorsun
martılara eşlik ediyorsun şarkılarında
ağzını dayayıp kana kana su içiyorsun hoyrat şelalelerden
bir sıçrayışta göğün maviliğine dokunuyorsun
sonra papatyaları görüyorsun gülüşüyorlar
güller kendi aralarında konuşup utanıyorlar olup bitene
biraz daha kızarıp, boyun büküyorlar
mavi paraşütlerle çocuklar okuldan eve dönüyor
uçurtmaların ipi yok
deniz kenarında güneşleniyor sigortalı işçiler
patronları onlara soğuk meyveler taşıyor
karadutlar yerlere dökülüp şarap oluyorlar kendiliğinden
sonra dönüp bakıyorsun
bütün bunlar nasıl olabilir lan? diye
biraz daha dikkatli bakınca aralanıyor sis perdesi
karşında gülümseyen birini görüyorsun
yalnızca gülümseyen biri var karşında
ve o gülümseyince bütün doğaüstü olaylar  mümkün kılınıyor
olağanlaşıyor bütün uçuk hayaller
işte yazmak gerekiyor bütün bunlar için
işin özü yazmakta

çünkü güzelim
karşında kimse gülmese de oturup böyle şeyler yazabiliyorsun
kendi kendine konuşana deli diyorlar ama
kendi kendine yazınca şair oluyorsun

Bu blogdaki popüler yayınlar

çitlembik ağacı

doğduğum ev

bir balkon