Yolculuk
Ellerim boşluğa kayıyordu. Avuçlarım terliydi ve bir cinayetten geliyordu vakit sanki, tedirgin ama sakin... En son gördüğüm düşü anımsıyorum da; ellerin bomboştu yine ama bir şeylerin izi vardı. Ya bir şeye tutunmaya çalışmışlardı ya da bir şekilde uzun süre sımsıkı tuttuğu nesneyi tutmaktan vaz geçmişlerdi. Terli ve titrekti ellerin, ben onlara bakarken... Korkuluydu gözlerim ve yüreğim yeni kurtulmuştu sanki bir sevdadan. Ayakta dimdik durup ellerimi seyrediyordum. Odaya sakin ve ılık bir esinti girdi. Vücudum ürperiyordu. Hastalanacaktım. Ya da aklıma gelen bir şey tüylerimi diken diken ediyordu. Bilemiyorum şimdi... Uzun yürüyüşlere çıkmalıydım sanki. Uzun süre bir şeyleri aramak ve bulmak için yollara düşmeliydim. Ruhum bu anlamsız 'yalnız'ı kaldıramıyordu. Bir yerlerden bir müzik sesi geliyordu. Gerçekten bunu duyuyor muydum, yoksa ben mi bir şarkı mırıldanıyordum? Uzun süre hiçbir şey konuşmadan oturduk öylece. Beni uğurlamaya gelmişti, yolda okum...