Kayıtlar

turkish etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

özetle..

zaman, mekan, kişiler, kurumlar değişse de üzerime giydiğim bu mağlubiyet yeleğini eskitemedim bir türlü. sürekli kaybeden taraf olmanın verdiği rahatlıkla yaşadım. hayatında kaybedecek birşey olmamasının insana verdiği ferahlık, bunu herkes bilmez. bunu bilmeyenler de zahmet edip bu yazının devamını okumasınlar zira yazdıklarım onlar için hiçbirşey ifade etmeyecek. insan satırlarında kendisini bulmadığı bir yazıyı okumamalı. ''kitabım bir milyon satsın da, edebiyatın anasını sikmiş olduğum gerçeğini siktir et'' diyen yazarlarla; ''hoşlandığım kız bunu okuyordu bende alıp kitabın fotoğrafını instagrama attım'' diyen okurları başbaşa bırakalım. biliyorum yazmak konusunda çok iyi sayılmam, bunu hiçbir zaman iddaa etmedim. hayatta yazmaktan daha başarılı olduğum alanlar da vardı, hepsini elimden aldılar. bana da sadece birşeylerin eksikliğini anlatmak kaldı. maalesef bunun için yazmaktan başka çarem yok. beni tanımıyorsunuz, okuduklarınız kadarını bili...

velhasıl...

Resim
İnsan her gün en az bir kere "ulan yaşamak güzel şey bee" diyebilmeli.. Hala sağlığı yerindeyken hayatını bu şekilde yaşamalı.. Gündelik hayatın saçma kaygılarından, saçma sapan telaşlardan kurtulup, hala sorunsuz nefes alıp verebiliyorken bunun tadını çıkarmalıyız. Az önce tekerlekli sandalyede gülümseyen birini gördüm. Yarın onun yerinde olmayacağımızın garantisi yok. Yürüyebiliyor olmanın kıy metini bilin... Acı eşiğimiz o kadar yükseldi ki artık; çoğu insanın, başına geldiğinde acıdan kahrolduğu şeyleri, biz gülümseyerek karşılayabiliyoruz. Bu bir marifet değil tabi ki.. Ama yeterince acı çekmeden hayatın gerçekçiliğini anlayamıyor insan. Saçma sapan şeyleri kendimize dert ediyoruz. Yarın ameliyat olacağınızı düşünün,şuan dert ettiğiniz şey bundan daha mı önemli? Tabi ki değil... Velhasıl; Sikeyim bu dünyanın maddiyatını, aşkını, işini, kariyerini. Bana sadece sağlığım lazım, bir de istediğim saatte uyanabilme özgürlüğüm..