Kayıtlar

psikanalitik etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

eski, yeni, tavan ve sigara

arkasına yaslandı. küllükteki sönmüş sigaraları seyretti bir süre. bir kere bile içine çekmemişti çoğunu, yakıp kül olmalarını seyretmişti. sigaranın da kendisine benzeyen yanları olduğunu düşünüyordu. fazlasıyla uykusu gelmişti artık, pencereden dışarı baktı, etrafta ışığı yanan bir pencere bulamadı. ışığını söndürüp sabahın olmasını beklemek üzere yatağına yöneldi. bircan'dan dördüncü mesaj da geldiğinde telefonu yan çevirip mesajları okudu. bircan iyi biriydi. zeki, güzel, başarılı ve mavi gözlü bir dil öğrencisi. bende ne buluyordu herif diye sorar dururdu kendine eric. bir cevabı yoktu. zaten kafasındaki sorulara bir cevap bulabilseydi bu durumda olmayacaktı, öyle düşünüyordu. bircandan gelen mesajları okuduktan sonra, yarın sabah ne yapacağını düşündü uzun uzun. once ne yapabilirimi düşündü bir sure, sonra ne yapmaması gerektiğini. yapılabilecek bir sürü şey varken hiçbir şey yapmamak mı daha zordu, yoksa yapılacak bir şey yokken bir şeyler yapmaya çalışma...

özetle..

zaman, mekan, kişiler, kurumlar değişse de üzerime giydiğim bu mağlubiyet yeleğini eskitemedim bir türlü. sürekli kaybeden taraf olmanın verdiği rahatlıkla yaşadım. hayatında kaybedecek birşey olmamasının insana verdiği ferahlık, bunu herkes bilmez. bunu bilmeyenler de zahmet edip bu yazının devamını okumasınlar zira yazdıklarım onlar için hiçbirşey ifade etmeyecek. insan satırlarında kendisini bulmadığı bir yazıyı okumamalı. ''kitabım bir milyon satsın da, edebiyatın anasını sikmiş olduğum gerçeğini siktir et'' diyen yazarlarla; ''hoşlandığım kız bunu okuyordu bende alıp kitabın fotoğrafını instagrama attım'' diyen okurları başbaşa bırakalım. biliyorum yazmak konusunda çok iyi sayılmam, bunu hiçbir zaman iddaa etmedim. hayatta yazmaktan daha başarılı olduğum alanlar da vardı, hepsini elimden aldılar. bana da sadece birşeylerin eksikliğini anlatmak kaldı. maalesef bunun için yazmaktan başka çarem yok. beni tanımıyorsunuz, okuduklarınız kadarını bili...

David Cronenberg'in Spider filminin/senaryosunun psikanalitik değerlendirmesi

Resim
(Macaristan'da psikoloji okuyan eski sevgilimin yoğun israrı üzerine yaptığım ödevi.. ki hiç tarzım değildir başkasının ödevini yapmak.. bakalım sınıfı geçebilecek mi?) Bu sunumumda David Cronenberg'in 2002 yapımı olan Spider filmini ana karakterin (Dennis Cleg) psikoz kategorisi içinde değerlendirilen şizofrenisiyle, karakterin birebir gözünden geriye dönüşlerle izlediğimiz sorunlu Ödipal senaryosunu temele oturtarak psikanalitik bir açıdan inceleyeceğim. Sizlere Örümceğin akli durumunun hayali dünyasına, halisülasyonlarına ve özellikle de 'anne imagosuyla' ilgili olan tekrar saplantısı bozukluğuna (repetition compulsion) nasıl etki ettiğini göstereceğim. Filmin izleyici yorumuna oldukça açık olduğunu ve bu yüzden de sadece bir tane çözümlemenin yapılamayacağını düşünüyorum. Ben bu analizimde Örümceğin anne figürünü ikiye ayırmasının ve sonunda da öldürmesinin altında yatabilecek olan nedenleri iki altmetin üzerine odaklanarak paylaşmak istiyorum. Şunu beli...