Kayıtlar

kısa film etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

kanıyoruz..

yaralıyız hepimiz. bir şekilde, bir yerden kanıyoruz. istisnası yok, kaçışı, kurtuluşu yok. bu her ne kadar can sıkıcı bir durum olsa da aynı zamanda bir yaşam belirtisi aslında. hala acıyorsa canımız, hayattayız demektir. bir şekilde hayattayız ama bunun bir önemi yok. işler yolunda gitmediği zamanlarda neye sığınıyoruz ya da sığınabiliyor muyuz, asıl önemli olan bu. ne kadar çaba gösteriyoruz mutlu olmak adına? yarınları hayal etmekten başka bir şey yapıyor muyuz bugünü anlamlı kılmak için? ertelediğimiz kaç mutluluğu yaşayabildik şimdiye kadar? harekete geçmek için doğru zamanı beklediğimiz planlarımızın kaçını gerçekleştirebildik? bu gece değilde ne zaman mesela? biliyor muyuz? bilmiyoruz değil mi. evet. kafamızı yastığa koyduğumuz bir gecenin sabahında artık atmıyor olacak içi boş kalplerimiz. içinden sağ çıkamayacağız bu keşmekeşin. sonu belli olmayan, bitiş çizgisi henüz tayin edilmemiş bir yarışın içerisindeyiz. hızla sona doğru yaklaşıyoruz. önümüzde uzayıp giden yollardan...

sayın z'ye..

ruhumun düğmelerini ilikleyemiyorum. yalnızca içimde varolup, dışarı taşmak için fırsat kollayan, bir fırsatı bulunup kelimelerle tanımlandığı zaman ise alakasız cümlelerin yan yana dizilmesinden başka bir anlam ifade etmeyen bir şeyler var. eksiklik desen değil, fazlalık desen hiç değil. başka türlü. başka türlü bir şey. sanki herkes çiçek açarken ben tomurcuk kalmışım. sanki bir toplantıya herkesin zamanından erken gideceği tutmuş da, ben daha varamadan başlayıp bitirmişler.. bunların konumuzla alakası yok elbette, dedim ya, bu hisleri tanımlama çabasına girdiğimde saçmalamaktan öteye gidemiyorum. tam olarak hissedip hissetmediğimden bile emin değilim aslına bakarsanız. bazen bir tüy kadar hafifken, bazen de sanki bütün dünyayı sırtlayıp şınav çekiyormuşum hissi yaratıyor. insanoğlu anlaşılmaya muhtaç. sevmekten, sevilmekten çok anlaşılmaya ihtiyacı var. ömrümüzü bunun farkında olmadan geçiriyor olsak da, arayışlarımızın çoğu bu sebepten. yeni tanışmaların, hevesli memnun olu...

tanrı şöyle buyurdu

tanrı şöyle buyurdu bir konuşmasında; hepiniz merhemisiniz birbirinizin, ilacısınız.. bir başınıza iyileşmenizin mümkün olmayacağı şekilde yarattım sizleri.   sözünü yarıda kesip, ama sayın tanrım diye çıkışıyorum. tanrının sözü kesilir mi hiç, patavatsızlık benimkisi. ama sayın tanrım bir tutam sevgi vardı benim avuçlarımda. bilmem kaç sene koyacak yüksekçe bir yer aradım. ee haliyle bulamadım tabii. bulduğumu sandığım zamanlar oldu evet, gelip  itinayla sevgimin üzerine bastılar.. elimde rengarenk balonlar, sıkı sıkı tutmuşum iplerinden. gökyüzüne salmak için müsait bir yer arıyorum. birileri elinde iğneyle bekliyor mütemadiyen. ve asla yorulmuyorlar. bu kişileri de sen yarattın sayın tanrım. neden? üzerinde toz birikmesin diye üfleyip durduğum umutlarıma ayakkabılarıyla girdiler.. neden sayın tanrım, bu kötülükleri, bu kara geceleri, bu iflah olmaz susuşları, bu kavuşamamaları da sen yaratmadın mı? biz sana ne kötülük yaptık. çocuklara kıyıyorlar sayın tanrım, çocuklara kıy...