ihtimaller ihtimaller.. kafam hayli karışık, kendi uydurduğum hikayelere inanmaya, onları gerçekmiş gibi yaşamaya başladım. epeydir kafamdaki en belirgin soru işareti sensin ve ben galiba sana bir şeyler anlatmak istiyorum. daha önce duyma ihtimalin olmayan şeyleri anlatmak istiyorum özellikle. bu yüzden güzelliğine falan değinmeyeceğim, klişelerden hoslanmam. şöyle ifade etmeye çalışayım; edip canseveri düşün, masmavi bir denizin kıyısına ayaklarını uzatmış, rakısını yudumlarken bir şeyler karalıyor. cemal geliyor sonra, süreya olan. oğlum o öyle olur mu diyor, eksik yazmışsın. değiştiriyor bir kaç yerini şiirin. turgut uyar kumsala uzanmış, kumların gece serinliğini ensesinde hissederek göğü seyrederken bu diyaloğa kulak kabartıyor, n'apiyorsunuz beyler siz sabahtan beri? diye dalıyor mevzuya. kağıda bir göz gezdiriyor, güzel, ama daha iyi olabilir.. başlıyor bir şeyleri silip yeniden yazmaya. bir yandan da gülümsüyor, lan diyor ben bu dallamaya boşuna şiir yazmadım, işte yaln...